27 Ocak 2017 Cuma

DOĞUM İZNİNDEN İŞE DÖNÜŞ


Bakmayın böyle kolay bir başlık attığıma. Alt başlığa indiğiniz zaman içinde bolca gözyaşı bolca hüzün olduğunu göreceksiniz.
Her çalışan annenin kabusu sanırım doğum izninden işe dönmek. Nasıl olacak bebeğim bensiz ne yapacak ya ben onsuz ne yapacağım. Hatta ben tüm doğum iznimi rezil ettim ben işe başlarken ne olacak diye düşüne düşüne.

Sanırım tatilimden bu yüzden pek zevk alamadım hep o kara günü bekledim durdum.
Eee sayılı gün çabuk geçmedi mi geçti tabi...
Allah'dan bebeğim emin ellerdeydi annem bakacaktı. Aslında işimi bırakmayı o kadar çok düşündüm ki anlatamam. Ama hem işim çok iyi hem ben severek yapıyorum hem de işi bırakmak  beni mutsuz edecek. Biraz da yaşayıp görmek için işe başladım sanırım hep olmazsa bırakırım düşüncesi benimle birlikte.

İlk gün hep en zoru diye düşündüm ama ilk gün şaşkınlıktan pek bir şey anlamıyor insan. İş ortamına dönüş sohbetler sonra erken eve dönüş derken geçip gitti bile gün. Meğer en zoru ikinci günmüş. Ah ne ağlamak ne ağlamak... Bu acının tarifi yok sanki kalbini yerinden söküyorlar. Beynim bile yardımcı olmadı bu konu da sürekli kötü senaryolar üretti durdu. İşe dönerken benim gibi annelerin yazılarını okudum çoğunun tavsiyesi ilk günler makyaj yapmayın ya da su geçirmez ürünler kullanın sanırım çok haklılar. İlk hafta kabus gibi geçiyor ağlama nöbetleri sürekli bebeğini aramak resimlerine bakmak...
İkinci hafta daha kabul edilebilir oluyor. Sanırım gittikçe alışıyorsun ama alışmak istemiyorsun sanki alıştıkça bebeğinden kopuyorsun gibi oluyor. Ama öyle değil önemli olan bebeğinle çok vakit geçirmek değil kaliteli vakit geçirmek. Sen mutluysan bebeğinde mutlu oluyor. 
Sevgili okuyan eğer bu durumdaysan biraz sabır gerekiyor sanırım ve alışıyorsun...

20 Ocak 2017 Cuma

POZİTİF BİR DOĞUM HİKAYESİ

Annelik çok güzel gelsenize
Uykusuz geceler ağlayan bebeler bitmeyen gaz sancıları hepsi annelikte :D
Korkmayın korkmayın girince alışıyorsunuz :)
Daha doğrusu bu annelik bizim DNA'mız da var ve bebekle birlikte gizli tutuldukları yerden gün yüzüne çıkıyor ve anne oluyoruz.
Tabi ki her anne farklıdır.. Her çocuk ayrıdır sana iyi gelen ona iyi gelmez her anne kendi çocuğunun dilinden anlayan en iyi kişidir. Bu yüzden kapatın kulaklarınızı ve anın tadını çıkarın her ne kadar ben bu konuda yani anın tadını çıkarmak konusunda çok başarısız olsam da.
İlk hamilelik ilk çocuk olunca her şey çok çok özel..
Ben bu doğum konusunda nedense hep çok rahattım görende 10 tane doğurmuş zanneder. Benim ki biraz genetiğe güvenmekti. Çünkü ailemizde ki çoğu kadın annem de dahil olmak üzere normal doğum yapmışlardı ve her kız annesine benzerdi falan filan diyerek hep doğuma kadar kendimi bu şekilde rahatlattım.
Hatta ve hatta artık doğumum başladı ben diğer sancı çeken kadınlara moral veriyordum düşün o derece rahattım :)
Hiç bir şekilde yürümedim bildiğin yattım o son günler fakat 37. haftaya kadar hep çalıştım sabah 6 buçukta kalkıp işe geldim çalışmanın doğumumu kolaylaştırdığını düşünüyorum. Hamileliğim boyunca toplam 12 kilo gibi ideal kilo aldım sanma ki dikkat ettim her bulduğumu yedim ama hiç bir şekilde aman kilo alacağım diyet yapayım derdine düşmedim. tartıya da doktordan doktora çıktım rahat olun sevgili anne adayları ne varsa rahatlık da var.
Doktorumun bana söylediği son hafta kontrol için gitmiştim doktor bey hafta sonuna kadar bekleyelim bu hafta içinde doğum olur fakat bir doğum belirtisinde hemen hastaneye gelmelisin dedi.
O gün aile boyu evimi temizledik annem de hadi artık bebeğimiz her şey hazır gelebilirsin diye benimle dalga geçiyordu. O akşam gece yarısı nişan geldi fakat o gün yapılan kontrolde ebe bana bu şekilde lekenin gelebileceğini söylemişti. Peki ebenin kontrol lekesi miydi yoksa doğum başlangıcı mıydı hastaneye gitmeli miydim ? Kafamda bu şekilde deli sorularla annemi aradım o da sabaha kadar bekle bakalım dedi bende bu rahatlıkla hemen uyudum sabah kalktım bir güzel duşumu aldım giyindim süslendim hastaneye kontrole gittim daha bebeğimi beklemiyordum çünkü nişan gelmesinden sonra 1-2 gün içerisinde doğum oluyor diye biliyordum zaten hiç sancım da yoktu. Hatta annemlere siz gelmeyin ben eşimle birlikte giderim dedi. 

Doktor kontrol ettikten sonra bence bebek daha gelmiyor ama bir de ebe görsün deyince çıktım doğum haneye. Ebe gelip beni kontrol edince doğum başlamış dedi tabi ben şok hemen doktorumu çağırdılar 4 cm açılma varmış ama bende gram sancı yok. Doktor geldi o da kontrol ettikten sonra yatışını yapın dedi ve suyumu patlattı. Ben hala ne olacak acaba falan derken suni sancıyı da taktılar koluma. Dışarıda eşim ne doğum çantam yanımda ne de ailem. Ben hastane önlüğü elimde suni sancım ile eşimin karşısına çıkınca adam da şok oldu. Dedim bebeğimiz geliyor sen hemen annemleri çantamı al gel. O gittik den çok sonra hastane de yalnız olduğumu fark ettim yani doğursam yanımda kimse olmayacak Allah dan hastane evimize yakın. Sonra annemler bir koşu geldiler beni odaya aldılar ve doğum sürecim başladı. Sunii sancının her zaman çok daha fazla sancı verdiğini okumuştum deli gibi sancı bekliyorum ama bende daha hiç bir sancı yok sancıyı bırak ağrı bile yok. Doğum katında millet deli gibi çığlıklar atıyor ben fotoğraf makinelerine poz veriyorum. Meğer düşük doz daymış benim sancım hemşire gelip yükseltti ve sancılar başladı. Tıpkı şiddetli adet sancısına benziyor güzel yanı bir süre ara vermesi. Başladım bende sancı çekmeye eşimin ellerini tutup yattım cenin pozisyonunda kimileri yürü dedi ama ben de yürüyecek derman yoktu sanırım ben sancıyı yatarak çekenlerdenim. 12 gibi başladı sancılar. Arada ebeler gelip beni kontrol ediyorlardı daha sabaha ancak doğar bu çocuk deyince biraz canım sıkıldı ben o kadar saat bekleyemem vallahi deyip duruyorum. Saat 5 buçuk gibi ebe gel bakalım seni bir de doktor görsün deyince beni aldılar doğumhaneye. Doktorum açılmanın 9 cm olduğunu söyledi hadi kızım bence hazırsın bu işi yapabiliriz dedi. O kadar çok doğum hikayesi okudum ki. Bu arada sancılar deli gibi geliyor ama ben her adet sürecini sancılı geçirdiğim için alışkınım. Neyse artık yolun sonundayız doktor bana tüm nefesinle ıkın dedi. Ben olabildiğince ıkındım ama ben kendim ıkınıyordum öyle bir his gelmedi vücuduma doktor çok güzel devam et bir kere daha ıkın dedi ıkınıyorum ama deli gibi sular yürüyor yüzümden ben hayatımda böyle terlemedim doktor çok güzel artık sona geldik son kez ıkın dedi bu sefer deli gibi ıkındım ve dur dedi doktor nefes al nefes al ve sonrası büyük bir rahatlama ve bir ağlama sesi ömrün boyunca unutamayacağın bir ağlama. Bu duyguyu anlatmanın bir yolu yok bence kendini bir kahraman gibi görüyorsun. O rahatlamayı ancak yaşayan bilir. Bebeğim doğmuş kucağıma gelmişti bile daha sonra dikişler için kenara aldılar. Allah'ım böyle bebek görmedim gözleri açık deli gibi etrafa bakıyor :) sonra hemşire çıkıp bebeğimin kıyafetlerini isteyince ailem de şoka girmiş onlar beni muayene oluyor biliyor çünkü :)   

İşte böyle daha sonra eş düştü dikişler atıldı bebeğim giydirildi beni oturur pozisyona getirdiler verdiler bebeğimi kucağıma işte çıkıyordum. 
Sonrası kahkahalar mutluluk gözyaşları... İlk emme provaları... 
Bu arada onca blog okuyup hastane çantası hazırladım bebeğim için kendim için lohusa terlikleri pijamaları falan hiç birini giyemedim 3 saat sonra kendi evimdeydim çünkü. Hatta o kadar ki yakınlarımız bile hastaneye gelemedi eve geldiler. İşte bu da normal doğum güzelliği sanırım ertesi gün de ayaktaydım. 
İşte benim doğum hikayem böyleydi umarım bu yazıyı okuyan sevgili anne adayları da benim kadar kolay bir doğum yaparlar amin :)
Hoşça kal sevgili ekran başındaki...

MERHABA

Bu aslında bir tanışma yazısı...
Kendi kendime konuşuyor gibiyim ama eminim sen oradasın ve bu yazıyı okuyorsun.
O zaman merhaba orada ekranı bazen telefonu başında beni okuyan kişi :)

Ben kısa zaman önce hatta tam 6 ay önce anne oldum.
Bebeğimden öncesi ve sonrası diye yaşamımı iki döneme ayırıyorum.
Bebeğimden öncesi ben:
Kitap okumaktan film izlemekten bol bol gezmekten hoşlanan biriydim. Sanırım arada sırada bebeğimden vakit buldukça bu konularda yazılar da paylaşabilirim.
Bebeğimden sonrası ise çalışan bir anneyim. Bakalım bununla ilgili ne gibi yazılar yazacağım bende merak içerisindeyim.
Umarım yazılarımı beğenir ve okursun.
Bu arada neden içimdeki yaz diye sorarsan eğer. Çünkü kışı hiç sevmiyorum ruhum bedenim bahar ve yaz mevsimi ile birlikte canlanıyor. Bu yüzden hava ne kadar kış olursa olsun içim hep yaz benim.
Tekrardan merhaba ve hoş bulduk o zaman...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...